Bilinen yazili belgelere göre M.Ö. 1200 yilinda Frigyali' larin bölgeye gelmesiyle, bir yerlesim yeri olarak adi geçen Sapanca, gerçek anlamda M.Ö. 378 yilinda Btanya Kralligi tarafindan kurulmustur. Dogu Roma Imparatorlugu döneminde Buanes, Sofhan ve Sofhange adiyla anilmistir. Sapanca ve çevresinde 1075 tarihinde Anadolu Selçuklulari'nin gelmesiyle bölge Ayan ve Ayanköy adiyla anilmaya baslamistir. Haçli seferleri sonrasinda bölge yeniden bizanslilara geçmistir. 1837 yilinda Ikinci Mahmut Döneminde Adapazari kaza merkezi haline getirilmistir. Sapanca buraya nahiye olarak baglanmistir. Izmit-Bolu yolu Sapanca' dan geçmekte idi. Katip çelebi Cihannüma adli eserinde bu yolun Sapanca kismi hakkinda yolun burada yarim mil su içinden geçtigini ve sularin kabarik oldugu zaman üzengiye çiktigini kaydetmektedir. Ayni tarif 19 yy. ilk yarisinda Charles Texir tarafindan yapilmistir. Bir saat kadar gölün kumlari üzerinde gidilmiktedir. Bazi yerlerde sular eger kolonlarina kadar çikar. 1890 yilinda Sapanca' ya gelen demir yolu yukarida sözü edilen dar kiyidan yarma açilmak süretiyle geçilmistir. Demir yolunun insaasindan sonra karayolu ihmak edilmis ve hemen hemen geçilmez olmustur. cumhuriyet devrinde karayolu gölün dar kiyisindan degil, yamaçlarin gerisinden geçirilmistir. Böylece kasaba tarihi ulasim yolu görevini hem demir hemde karayolu ile yerine getirmeye devam etmistir. 1950 li yillarda E5 karayolunun gölün karsi kiyisindan geçirilmesiyle sapanca bir müddet önemini yitirir gibi olduysa da 1989 yilinda TEM OTOYOLU nun ilçeden geçmesi ile tarihi misyonuna yeniden kavusmus oldu.
|